Yeni bir canlının yaşamı ve gebelik, yumurtacığın erkek tohum hücresi (spermatozoit) tarafından döllenmesiyle başlar. Yumurtalıkta olgunlaşan yumurtacık, fallop borusuna inerek dölyoluna girmiş olan spermatozoitle karşılaşır. Bu olay kuramsal olarak âdet görmeden önceki 12 -16 günler arasında gerçekleşebilir. Bununla beraber, kadın döllenmeden ancak 15 gün sonra, yani beklediği tarihte adet görmeyince gebe olduğundan kuşkulanır. Ancak tam bir sonuca varabilmek için bir idrar tahlili gerekecektir. Yapılan tahlil sonucunda sidikte gonadotrop hormonunun varlığı ortaya çıkarsa, gebelik kesinleşmiş olur. Bu hormon, ana ile çocuk arasındaki beslenme bağlantısını sağlayan ve embriyonla aynı zamanda oluşan çocuk sonu (plasenta) tarafından üretilir. İdrarda bu hormonun var olup olmadığını saptamak için kesin sonuçlu kimyasal testler yapılır. Âdet görmenin başlaması gerektiği tarihten 10 gün sonra, sabahleyin uyanır uyanmaz alınacak bir miktar sidiğe uygulanacak testin vereceği sonuç çabuk olduğu gibi kesindir de. Âdetin başlaması gereken tarihten 10 gün geçmeden yapılacak test kesin bir sonuç vermez.
Bazı ruhbilimciler, gebeliğin kadının az veya çok bilinçli bir isteğinin sonucu olduğunu öne sürerler. Bu görüşte bir miktar gerçek payı vardır. Aslında, en elverişli zamanda, en iyi olanaklar içinde bir çocuk sahibi olmaya karar vermek yalnız kadına değil, karı ve kocanın ikisine birden düşmektedir. Çocuğu sadece eşlerden biri istemişse; cinsel güçlülüğü tanıtlama düşüncesiyle ya da soyun sürekliliğini sağlamak için. dünyaya getirilmişse çocuk, er veya geç bunun olumsuz etkileriyle karşılaşacaktır.
Bir çocuğun en elverişli zamanda doğması için anne ve babanın, inceden inceye düşünerek buna karar vermeleri gerekir, özellikle genç çiftin ruhsal yönden hazır ve birbirine bağlı olması gereklidir. Her ikisi de, zihinsel ve kalıtsal açıdan, olağan bir gebeliğe yol açabilecek yetenekte olmalıdır. Bunun için de hem evlenmeden önce, hemtte evlilik sırasında, kadın ve erkeğin doktor muayenesinden kaçınmamaları gerekir. Doktor bir kadının gebeliğe dayanabilir güçte olup olmadığına karar vermek için genel durumunu inceler. Gebelik süresi boyunca, dolaşım sistemi, akciğer ve böbrekler daha çok çalışmak zorundadırlar. Bu aşırı çalışma dengesizliğe yol açacak olursa gebeliği ertelemek gerekir.
öte yandan, erkekte olduğu gibi kadında da, kalıtsal ve bulaşıcı hastalıkların var olup olmadığını dikkate almak gerekir. Soyunda hemofili (kanama dinmezliği) olan bir kadın, tam sağlıklı olmakla beraber, bu hastalığı erkek çocuklarına aktarır. Zararsız düzeyde şeker hastası olan bir kadın da, hastalığın tehlikeli sonuçlara yol açtığı şeker hastalıklı çocuklar dünyaya getirebilir. Birkaç tahlil ve incelemeyle bu tür sakıncalar saptanabilir.
Benzeri gözlemler uyuşturucu maddeler konusunda da yapılabilir. Uyuşturucu madde kullananların çocuk doğurma konusunda çok dikkatli olmaları gerekir. Çünkü bu maddelerin yan etkileri ve sonuçları yeterince incelenmiş değildir. Yeni geçirilmiş bulaşıcı hastalıklar, ilâç kullanma, hatırı sayılır bir aşırı bitkinlik hali, fiziksel veya sinirsel bir yorgunluk dönemi, gebeliği olumsuz yönden etkileyebilen etkenlerdir. Aile, duygusal, toplumsal ya da ekonomik alanda bunalımlı bir devre geçirmekteyse, yeni bir çocuk pek öğütlenmez; çünkü annenin sakin günlere ihtiyacı vardır. Çiftin, önceden bir çocuğu varsa, onun da ruhsal ve maddesel gereksinmelerini göz önüne almak gerekir.
Ayrıca çocuk için olduğu gibi anne ve baba için de güçlükler doğurabilecek belirli durumlar dikkate alınmalıdır. İlk çocuk ameliyatla doğmuşsa, yeni bebeğin aynı şekilde doğmamasına çalışmalıdır. Ayrıca büyük çocuğun kardeşinin doğması olayını kendisi için bir ceza olarak nitelememesi için ikinci çocuğun doğumunu ilk çocuğun, okula başlama tarihiyle aynı zamana düşürmemek gerekir. Bu uyarılar, hiç bir zaman bir çocuğun doğumunu sınırlama amacını gütmemekte, sadece, çocuğun getireceği sorumlulukların bilinmesi amacını gütmektedir.
YENİ BİR CANLININ YAŞAMA BAŞLAMASI
Gönderen İsmail | 15:26 | cinsel güçlülük, doğum, döllenme nasıl olur, gebelik, Gebelik süresi ne kadar, hamilelik, hormon tedavisi, kanama dinmezliği, plasenta nedir, sidikte gonadotrop nedir, spermatozoit nedir | 0 yorum »
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum
Yorum Gönder